Yaşam Cad. Neorama Plaza Kat:15 Tel: 0312 220 1015
Prof. Dr. Ahmet AkmanPROF. DR.AHMET AKMANGlokom, Katarakt ve Göz Hastalıkları Uzmanı
GLOKOM

Glokom / Göz Tansiyonu

Glokom / Göz Tansiyonu

Glokom / Göz Tansiyonu Nedir?

Glokom, halk arasındaki adı ile göz tansiyonu hastalığı görme sinirinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan, önce görme alanının daraldığı ve ileri safhalarda geri dönülmez körlüğe yol açan çok sinsi bir hastalıktır. Dünya da glokom katarakt tan sonra ikinci körlük nedenidir.

Tek bir hastalıktan çok, birçok farklı hastalığın genel adıdır. Doğuştan itibaren görülebilse de genellikle 40-50 yaşlardan sonra ortaya çıkar. Diğer göz hastalıklarının aksine merkezi görme en son safhaya kadar korunduğundan hasta gittikçe daralan görme alanı kaybını fark etmez, son aşamaya geliceye kadar herhangi bir belirti vermediğinden, görmenin sinsi hırsızı olarak adlandırılır.

Göz tansiyonu yüksek hastalarda, glokom görülmesi ihtimali çok yükseldiği için genellikle göz tansiyonu ve glokom aynı hastalığın ismi olarak kullanılır. Aslında, her yüksek göz içi basıncı glokom hastalığına yol açmazken, bazen de göz tansiyonu düşük olmasına rağmen glokom hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle glokom hastalığının tanısında sadece göz tansiyonu ölçümü değil, asıl görme sinirinin sağlam olup olmadığı değerlendirilmesi önemlidir.

göz tansiyonu / glokomG1: Normal Göz Siniri / G2: Hasarlı Görme Siniri

Bu amaçla hastalığın erken dönemlerinde göz siniri tomografisi “optic coherence tomografi” kısa adıyla OCT kullanılırken, ileri dönemlerinde görme alanı testi yapılması önemlidir. Prof. Dr. Ahmet Akman Ankara da göz tansiyonu ve glokom hastalığı konusunda uzun yıllardır hastalarına hizmet vermektedir. Prof. Dr. Ahmet Akman’ın Ankara Söğütözün de bulunan muayenehanesinde, göz tansiyonu ve glokom hastalığı tanısında ve takibinde kullanılan en gelişmiş cihazlar olan Zeiss Cirrus 5000 OCT cihazı ve Humphrey HFA3 görme alanı cihazı, diğer modern göz muayene cihazlarına ek olarak bulunmaktadır.

Gereken her hastada, OCT ve görme alanı testleri bizzat Prof. Dr. Ahmet Akman tarafından yapılmaktadır. Ayrıca Prof. Dr. Ahmet Akman ABD ve Avrupa da yayınlanmış, glokomda OCT hakkındaki ilk kitabın yazarıdır ve Amerika da her yıl Amerikan Göz Akademisi kongresinde tüm dünyadan gelen doktorlara glokomda OCT nin nasıl kullanılacağı hakkında kurs vermektedir. Prof. Akman Amerikan Göz Akademisi kongresi tarihinde kurs düzenleyen ilk Türk glokom uzmanıdır.

Dünyadaki körlük nedenleri arasında ikinci sırada bulunan glokom hastalığının tanısı erken dönemde konulduğunda damlalar ile tedavisi mümkündür. Günümüzdeki tedavi yöntemleri sayesinde tanısı erken konulmuş glokom hastalarının görme kaybından korkmasına gerek yoktur. Ancak hiç unutulmaması gereken nokta, glokom hastalığı tanısı konulduktan sonra takibin çok önemli olduğudur.

Tedavinin yeterli olup olmadığının anlaşılması ancak zaman içinde yapılan OCT testleri ve görme alanlarının birbirleriyle karşılaştırılması ile mümkündür. Bu iki cihaz içinde bulunan değişim programları ile yapısal ve fonksiyonel değişikliklerini ilk günkü testlerle karşılaştırmakta ve görme sinirinde bir kayıp yaşanıyorsa bunu doktora bildirmektedirler. Bu nedenle bu testlerin her zaman aynı doktor tarafından ve ayni cihazlarda yapılması gerekmektedir.

Aynı marka cihazlar olsa bile, farklı zamanlarda yapılmış farklı testlerin karşılaştırılması cihazlar içinde bilgiler bulunmadığından, mümkün olamamaktadır. Bu sebeple glokom hastasının ömür boyu güveneceğini, glokom uzmanının takibine girmesi ve takibin aksatmadan aynı merkezde aynı doktor tarafından yapılması gerekmektedir. Prof. Dr. Ahmet Akman takip ettiği hastalarının 1996 yılından beri olan tüm OCT görüntülerini arşivinde bulundurmaktadır.

Geç Kalınmış Kataraktlı Göz

Geç Kalınmış Kataraktlı Göz

Geç Kalınmış Kataraktlı Göz

Prof. Dr. Ahmet Akman Ankara daki göz muayenehanesinde glokom hastalarının tanı, takip ve tedavisinde 25 yıllık tecrübesi, modern OCT ve görme alanı ile hizmet vermektedir.

Glokom Göz Tansiyonu Tipleri Nelerdir?

Glokom, diğer bir adıyıla göz tansiyonunun tipleri temelde üç hastalık grubundan oluşmaktadırlar.

Birinci grupta, en sık görülen açık açılı glokom olarak adlandırılan, göz sıvısını boşaltan kanalların fonksiyonunun bozulduğu glokom tipi yer almaktadır.

İkinci grupta ülkemizde daha az sıklıkla bulunan ancak glokom krizine yol açacak çok kısa sürede körlükle sonuçlanabilen açı kapanması glokomu ya da diğer adıyla kapalı açılı glokom bulunmaktadır. Son olarak da anne karnında ya da hayatını ilk bir iki yılında ortaya çıkan doğumsal ya da konjenital glokomlar yer alır.

Açık açılı glokom farklı alt gruplardan oluşabilir. Ancak tümünün ortak özelliği, nispeten yavaş ve sinsi seyretmeleridir. Hastalar gözlerindeki bozulmayı fark edemediğinden hastalık çok ileri safhalara ulaşıp, körlük seviyesine yaklaşana kadar hiçbir belirti hissetmeyebilirler. Bu sebeple 40 yaşından itibaren düzenli aralıklarla göz muayenesine gitmeleri ve doktorlarına hem göz tansiyonu değerleri hem de görme sinirlerinde glokom şüphesi uyandıracak değişikliklerin olup olmadığını sormaları gerekmektedir.

Geç Kalınmış Kataraktlı Göz

Kapalı açılı glokomlar, anatomik olarak gözün ön odacığının dar olması sonucu ortaya çıkarlar. Bu tür gözlerde stres, uzun süre karanlıkta oturmak ya da göz muayenesinde damlatılan büyütücü damlalar sebebiyle glokom krizi gelişebilir. Göz tansiyonu aniden 50mmHg üzerine çıkar, gözde yoğun ağrı, görme, bulanıklığı, bulantı, kusma gibi belirtilerle hızla kaybedilir. Dar açılı gözler, göz doktoru tarafından erken fark edildiğinde lazerle yapılacak basit bir işlem bu riski ortadan kaldırırken hastanın hayat boyu görmesini korunur. Dar açılı gözlerde glokom krizine yol açabilen bir başka faktörde kullanılan çeşitli ilaçlardır. Bu sebeple özellikle alerji ve grip ilaçları olmak üzere, prospektüsünde glokom ile ilgili uyarı olan ilaçlar bu tür hastalar tarafından göz doktoruna sorulmadan kullanılmamalıdır.

Doğuştan ortaya çıkan glokomlar ya da konjenital glokomlar, en ciddi körlük sebeplerindendir. Erken dönemde fark edilmeleri ve çok acilen ameliyat edilerek tedavi edilmeleri gerekir. Özellikle akraba evlilikleri doğumsal glokomların daha sık görülmesine sebep olmaktadır. Bunu sebebi hastalığın kalıtsal geçişidir. Ancak ailede olmasa da bazı bebeklerde konjenital glokom ortaya çıkabilmektedir. Konjenital glokomun en önemli belirtileri, bebek’teki ışık hassasiyeti, göz sulanması ve göz küresinin gittikçe büyümesidir.

Oküler hipertansiyon, glokom hastalığı oluşmadan göz tansiyonunun yüksek ölçülmesidir. Bu hastalar glokom hastalığı geliştirme riski yüksek olsa da, hepsinde görme siniri hasarı oluşmaktadır. Oküler hipertansiyonu olan hastalar göz doktoru tarafından OCT testi ile belli aralıklarla takip edilmelidirler. Bu sayede gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilir ancak görme sinirinde hasar oluşması saptandığında vakit kaybetmeden ilaç kullanımına başlanır.

SORU SOR
BLOG
TÜM YAZILAR
Prof. Dr. Ahmet AkmanProf. Dr. Ahmet AkmanGlokom, Katarakt ve Göz Hastalıkları Uzmanı
0312 220 10150546 616 8483